Evrendeki yerimiz
Yazar Derya GÜNEŞ    Salı, 29 Aralık 2009 00:55    PDF Yazdır E-posta

Evrendeki Yerimiz

Küçüklüğümüzden itibaren hep aklımıza gelen ve beynimizi kurcalayan değişik konular ve sorular hepimizin olmuştur sanırım.

 

Acaba aklımızı kurcalayan konuların genelde kaçının cevabını vermeye yönelik bir araştırma içinde olmuşuzdur ?

 

Yoksa hayatın yüksek ve hızlı  yaşam trendi ve farklı dönemeçleri bizleri engin ,objektif düşünmeden alıkoymaya mı başladı?

 

Uzun zamandır ara verdiğim ve bir türlü kaleme alamadığım konular maalesef beni de bu yaz günlerinde biraz da olsa zorlamaya başladı. Nihayet  ,artık vakit bulup birlikte bir şeyleri paylaşalım istedim.

 

Paylaşırken de, düşünmek ve bir üst boyuttan bakabilmeyi  nasıl birlikte başarabiliriz,hep birlikte görelim istedim…..

 

evrenUfak yaşlardan beri beynimizi  kurcalayan ve sanki bir bilinmezlik abidesi gibi duran gökyüzü benimde ilgimi çekmiştir

 

.Her ne hikmetse sürekli yıldızlara bakıp karanlıklar içinde nasıl oluyor da düşmeden durabiliyorlar diye aile efradına sorardım. Hele bir de kayan yıldızları gördüğümde toplumsal olarak farklı spekülatif yaklaşımlar içinde olurdu aile çevresi,renklerine bakıp yorumlayarak...

 

Teknoloji ve bilim  her geçen  yıl takib edilmesi bayağı güç yenilikleri bizlere sunmakta.

 

Beyin düşünce gücümüzü ve düşünme sınırlarımızı da bir hayli zorlamakta….

 

Dünyanın düz olmadığını ve  güneş sisteminde bir gezegen olduğunu hepimiz artık biliyoruz…

 

Son verilere göre ise güneşin  dünyadan 1 milyon 303 bin defa  büyük olduğunu  ve güneşin yüzeyinden çıkan alevlerin 800 000 Km e kadar yaklaştığını biliyormuyduk acaba bilim bu kadar ilerlemeseydi ??

 

Güneşe olan uzaklığımızda 150 milyon  Km. kadar mış !!Dünyanın çapı yaklaşık 12500 Km olduğuna göre ,demek ki 60 tane dünya sadece güneşin yüzeyinden çıkan alevlerin mesafesi kadar oluyor artık. !!

 

Bizim samanyolunda  400 milyar  güneş ve sistemi gibi yıldız tesbit edilmiş şimdiye kadar ….

Acaba aklımız ne kadar alabiliyor bu kadar  muazzam büyük boyutları….

 

Daha durun bitmedi daha samanyolumuz gibi tesbit edilmiş ve hala da tesbit edilen 1 milyarı geçen sistemler ve galaksiler mevcut uzay adını verdiğimiz mekanda .

 

Acaba bir insanın yeri nedir bu muazzam büyüklüğün karşısında??

 

Dünyada yaşadığımız 40,50 yada 60 yıllık dünya yaşamı acaba galaksiye göre kaç saniye hükmünde?

 

İşte bilim adamları bu nu da araştırmış ,ortalama 2 kusur saniyelik bir ömrümüz var galaktik boyutlara göre.

Çok ürkütücü değil mi??

Dünyanın güneş etrafında dönüşünü ve bir yıl da kaç gün olduğunu biliriz de, hiç dünyanın güneşin çekim gücünün etkisinde samanyolunu döndüğünü hiç aklımıza getirmeyiz.

 

Yerçekiminden dolayı hissetmediğimiz için güneş ile birlikte Samanyolu nu bizlerde  turluyoruz….

 

255 milyon yılda bir tur atıyoruz. Tabii ki hiçbir insan bunu yaşayamadı  ve farkına varmamız da asla mümkün değil bu türlü galaktik ölçülerin.!!!!

 

Hepimiz bilgisayar vardır bve google da istediğimiz yerin uzaydan photosunu çekerek istediğimiz yere zoom in  yada zoom out yapabiliyoruz artık. Bilimin nimetleri artık bunlar…

 

Hücresel boyutlara bile girdi artık insanoğlu. ..

 

Artık paralel evrenlerden bahsediliyor günümüzde .

 

Görme ve algılama araçlarımız ile evrensel gerçeklerin acaba ne kadarını algılayabiliyoruz ?

 

Gözümüz santimetrenin on binde dört ile yedisi arasındakileri görebiliyorsa , peki ya diğer skala gerçekleri ??

 

Duyamadığımız ,göremediğimiz yada algılayamadığımız diğer gerçekler?? Bir düşünelim bakalım neler olabilir??

 

Holografik evren modeli artık günümüzde kabul edilen ve yaygınlaşan bir gerçek…

 

Bir yanda makro boyutlu evrensel gerçekler, bir yanda mikro boyutlu farklı yapılar.

 

Acaba hiç düşündük mü yaptıklarımız, yapacaklarımız  ile  evrendeki yerimizi ??

 

Evrensel veriler ışığında acaba kendimizi hiç tarttık mı? Hiç kefe ye koyduk mu?

 

Evrendeki yerimiz sadece bir nokta bile değilken, yada bir hiç mesabesindeyken   kendimizi analiz ettik mi acaba?

 

Yoksa çevresel verilere , değer   yargılarına, şartlanmalara bakarak mı bir yaşam yaşıyoruz ?

 

Bu topluma göre doğru sayılan bir gelenek yada bir değer yargısı diğer topluma göre belki bir

 

Acaba salt ,gerçek  olan nedir ?

 

Bu toplumun şartlanma ve adetleri diğer toplumlar tarafından kabul edilmiyorsa ,hangi değer yargısı neye göre doğru?

 

Ayırma kıstası nedir?

 

Aklımızı ayırma kıstası olarak, objektif olarak kullanabiliriz.İşte burada akıl devreye giriyor ve çoğu problemin çözümünü kolayca buluyor.

 

Acaba aklımızı kullanamazsak ? İşte o zaman bizi kaoslar,kavgalar,şiddetli geçimsizlikler ve daha neler bekleyebilir ki ??

 

Akıl insanda bulunması gereken ve salt bilinç ile evrene bakılması, evrendeki yerimizi daha iyi analiz etmemiz için verilmiş bir hediye değilmidir ??

 

Hep şunu tolumda konuşa gelmişizdir, ‘’ aklını başına topla’’ hepimiz biliriz, yanlış bir iş yaptığımızda çevremiz yada ailemiz bizi hemen ikaz eder,aklını başına al evladım yada arkadaşım gibi..

 

Demek ki akıl başta olması gereken ve yanlış işlerde maalesef başta değil vücudun farklı yerlerinde dolaşan bir hükümde oluyor.

 

Örneğin,sürekli  ve çok yemek yiyen ve düşüncesi yemekten , atıştırmaktan öte geçmeyen bir kişinin  aklı nerede olabilir ki sizce??  Tabiî ki midesinde  !!

 

Örnekler bunun gibi çoğaltılabilir.

 

Yaşadığımız hayata bakalım ve her anımızı elimizden geldiğince analiz etmeye çalışalım elden geldiğince,hem evrensel gerçekleri düşünerek hem de yaşadığımız toplumu düşünerek,incitmeden ,kırmadan karşımızdaki kişinin kalbini kırmadan , gönlünü alarak……..

 

İşte hep beraber şu geçici  iki – üç saniye yaşadığımız,  dünya adı verilen gezegende arkamızda iyilikleri, güzellikleri bırakarak ….

 

Sağlıcakla - sevgiyle kalın,

 

Derya Güneş